©Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri - TAY Projesi


Ephesos

Çizimler için tıklayın...

maps

Fotoğraflar için tıklayın...

Ephesos
Türü:
Kent
Rakım:
m
Bölge:
Ege
İl:
İzmir
İlçe:
Selçuk
Köy:
Merkez
Araştırma Yöntemi:
Kazı
Dönem:
Arkaik Klasik Geometrik

     


Yeri: İzmir İli, Selçuk İlçesi sınırları içinde yer almaktadır.
Konumu ve Çevresel Özellikleri: Kentin Hellenistik ve Roma dönemlerine ait yerleşme yeri bugünkü Panayır Dağı eteklerindedir. Küçük Menderes (Kaistros) Nehri'nin sularını boşalttığı körfezin yanında kurulmuştur [Erdemgil-Büyükkolancı 1991:265]. Son yıllarda sürdürülen kazılarda Eski Ephesos'un Ayasuluk Tepesi'nde yer aldığı ileri sürülmektedir [Büyükkolancı 1998:73-75].
Tarihçe:
Araştırma ve Kazı: Eski Ephesos'un yeri ile ilgili ilk araştırmalar O. Benndorf tarafından yapılmış ve yeri için Ayasuluk Tepesi önerilmiştir. Daha sonra Keil, Panayır (Koressos) Dağı'nın batısında ortaya çıkardığı ve MÖ 8. yy'a kadar inen seramiklere dayanarak Eski Ephesos'un (Koressos) stadyum çevresinde olabileceğini ileri sürmüştür. Keil tarafından başlatılan ve Alzinger tarafından da devam ettirilen bu görüşün son savunucusu Karwise olmuştur [Büyükkolancı 1998:74]. 1990 yılında S. Erdemgil ve M. Büyükkolancı tarafından yürütülen çalışmalarda Doğu sur duvarının İç Kale'ye yakın bölümünde yoğun seramik, yanık kerpiç ve daha üst tabakada büyük taş blokların kullanıldığı geniş bir duvar kalıntısına rastlanmıştır. Seramikler üzerinde yapılan incelemeler sonucunda burada bir prehistorik yerleşme olduğu anlaşılmıştır [Erdemgil-Büyükkolancı 1992:265]. 1996 yılında S. Erdemgil başkanlığında yeniden başlatılan kazıların Ayasuluk Tepesi bölümü M. Büyükkolancı ve F. Özen tarafından yapılmıştır [Büyükkolancı 1998:71]. St. Jean Anıtı ve Ayasuluk Tepesi'ndeki kazılar 2000 yılında yine Büyükkolancı başkanlığında yürütülmüştür [Büyükkolancı 2003:237-238].
Tabakalanma:
Buluntular: Mimari: Ephesos Artemis Tapınağı'nda, İngiliz arkeologlar tarafından yürütülen kazılarda, Arkaik Artemision'un altında 3 yapı evresinin varlığı saptanmıştır. İlk yapı evresi olan A Evresi'nde bir sunak, ikinci ve üçüncü yapı evreleri olan B ve C'de ise birer naiskos bulunmuştur. Tapınağın altında ele geçen fildişi ve altın buluntuların en erken örneklerinin tarihlendirmelerine dayanarak, ilk Hellen yapısının, yani A Evresi'ne ait olan sunağın, MÖ 7. yy'ın başında inşa edilmiş olabileceği düşünülmüştür. Arkaik Artemision 55x115 m boyutlarında dipteros planı bir İon tapınağıdır. Helen dünyasının en büyük ve bütünüyle mermerden yapılmış ilk anıtsal yapısıdır. Plinius'a göre sütunların toplam sayısı 127'ydi ve bunların, önde (batıda) bulunan 36 tanesi kabartmalarla işlenmişti. Cella uzun ve dar, pronaos ise derindi. MÖ 7. yy'ın başında inşa edilmiş olan sunağın kalıntıları üzerindeki üstü açık cellanın içinde bulunan bir naiskosta Artemis'in heykeli bulunuyordu. Sütun kaideleri ve başlıklar kanonik stilde yapılmıştı. Sütunlar, alt çaplarının oniki katı olan 19 m yükseklikte idiler. Sütun gövdelerinin üzerinde 40, 44 ya da 48 adet keskin kenarlı, sığ yiv işlenmişti. Üst yapı, üç fascialı bir arşitrav, üstte ve altta kymationlarla süslü bir diş sırası ve bunun üzerinde de savaş arabalarını tasvir eden kabartmaları taşıyan simadan oluşuyordu [Akurgal 2000:327]. Arkaik Artemision'dan önceki naiskos, yani C Evresi'nde yer alan kült yapısı 14.63x28.2 m ölçüsündeki bir alan kaplamaktadır ve bir temenos duvarı ile çevirili durumdadır. W. Alzinger'e göre bu tapınak Tiran Pythagoras zamanında, yani MÖ 6. yy'ın başında inşa edilmiş olmalıdır [Akurgal 2000:326]. Çanak Çömlek: 22 S Açması'nda -2 m derinliğe kadar yoğun olarak Bizans seramiği ve çok az sayıda Orientalizan ve Geometrik seramik ele geçerken, -2-3.3 m arasında Geç Myken, Geometrik ve Arkaik Dönem seramikleri yoğunluk kazanmıştır [Büyükkolancı 1997:72]. Ayrıca 8. yy'ın ilk yarısına tarihlenen kaliteli krater parçaları ele geçmiştir [Büyükkolancı 1998:72-73]. 32 D Açması'nda 0.3-0.8 m arasında Myken, Protogeometrik-Geometrik ve Arkaik Dönem seramikleri ele geçmiştir [Büyükkolancı 2003:238]. Bunların yanı sıra Artemision'da ele geçen MÖ 7-6. yy seramiklerini M. Kerschner tarafından yayınlanmıştır [Kerschner 1997:87-225]. Bu seramikler arasında Doğu Yunan seramiklerinden İonia kaseleri, kuşlu kaseler, Orientalizan seramik parçaları ile birlikte Korinth aryballoslarına ait parçalar, kase ve kapalı kaplara parçalar yer almaktadır. Ephesos'un Geometrik Döneme ait seramiklerinin bir bölümü F. Brein yayınlamıştır. Bunların arasında amphora, skyphos ve askoslar yer almaktadır [Brein 1973:721-728]. A. Bammer tarafından gerçekleştirilen kazılarda, çok sayıda Korinth aryballos ve alabastronu ile Orientalizan seramik parçaları ve kuşlu kase parçaları açığa çıkarılmıştır [Bammer 1984:195, 200, 235, 237, 239 res. 90, 106, 118, 122-125]. Figürin: 32 D Açması'nda, 1993 yılı çalışmalarında Arkaik Dönem'e ait 4 adet Apollon figürini bulunmuştur [Büyükkolancı 2003:238]. Heykel/Kabartma: A Evresi'ndeki tapınağın altında bulunmuş olan fildişi eserler arasında MÖ 7. yy'ın sonuna ait fildişi rahibe, MÖ 6. yy'ın başına ait fildişi hadım rahip, MÖ 570-560 yıllarına ait yine fildişi rahibe ve yine aynı tarihe ait altın bir heykelcik vardır [Akurgal 2000:216, 217; Bammer 1984:193, 196 res. 86, 92-93]. Bu fildişi ve altın heykelcikler Hogarth tarafından Artemision'da 1903-05 yıllarında gerçekleştirilen kazılarda açığa çıkarılmıştır [Hogarth 1908]. Diğer: A. Bammer tarafından gerçekleştirilen kazılarda çok sayıda bronz fibula ve protom bronz grifon başları, pişmiş toprak figürinlere ait başlar, fildişi süs eşyaları ve yine fildişi protom grifon başı ve koç ile altın fibula ve süs eşyaları ele geçmiştir [Bammer 1984:197-199 res. 95-103].
Kalıntılar:
Yorum ve tarihleme: 1990 yılından itibaren ele geçen erken dönem seramikleri ile birlikte Ayasuluk Tepesi'nin Eski Efes olabileceği konusu gündeme gelmiş, sonraki yıllarda gerçekleştirilen kazılarla sadece buradaki yerleşmenin Prehistorik Dönem ile sınırlı kalmadığını, Hitit, Myken, Geometrik ve Arkaik Dönem'de de devam ettiğini göstermiştir [Büyükkolancı 1998:73]. Lydia Kralı Kroisos Dönemi'ne kadar ana kent görevini üstlenen Ayasuluk Tepesi, daha sonra boşalmıştır [Büyükkolancı 1998:75].


Liste'ye