©Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri - TAY Projesi


Girmeler (Gebeler) Mağarası Önü

Çizimler için tıklayın...

maps

Fotoğraflar için tıklayın...

Girmeler (Gebeler) Mağarası Önü
Türü:
Höyük
Rakım:
m
Bölge:
Ege
İl:
Muğla
İlçe:
Seydikemer
Köy:
Girmeler
Araştırma Yöntemi:
Kazı
Dönem:

     


Yeri: Muğla İli, Seydikemer İlçesi, Girmeler (Gebeler) Köyü'nde yer almaktadır. Kemer'e 5 km uzaklıkta, Fethiye'nin 30 km güneyindedir [Bayrak 1994:497] (Bkz. Gebeler / Gebelen). Tlos antik kentinin 5 km kuzeybatısındadır. Köyün doğu kenarında, Eşen Çayı vadisinde, kayalık bir yükseltinin batıya açılan ucuna konumlanmıştır.
Konumu ve Çevresel Özellikleri:
Tarihçe:
Araştırma ve Kazı: Kazı çalışmaları, 2010 yılında Akdeniz Üniversitesi ve Alman Arkeoloji Enstitüsü iş birliğiyle T. Korkut başkanlığındaki Tlos kazısı kapsamında gerçekleştirilmiştir.
Tabakalanma:
Buluntular: Mimari: Yapılan çalışmalar sonucunda yerleşmenin, mağaranın her iki girişinden başlayıp kuzeye doğru genişleyen tepe / höyük oluşumu gösterdiği anlaşılmıştır. Tahribata uğradığı için höyük biçimini kaybetmiştir. Mağaranın bulunduğu kayalığın kuzeyde yer alan dik yamacında iki giriş yer almaktadır. Bunlar, A ve B olarak adlandırılmıştır. Tahrip edilen tepenin orijinalde yaklaşık olarak 55 m çapında ve 6.8 m yüksekliğinde olduğu anlaşılmıştır. Mağaranın girişlerinde kültür tabakalarına rastlanmıştır [Becks-Becks 2013]. Doğudaki A mağarasının girişinde, mağara duvarı önünde üst tabakalarda Hellenistik ve Roma Dönemi kalıntılarına rastlanmıştır. Bu tabakaların en üstte yer alan seviyesi çanak çömlek buluntular yardımıyla Geç Neolitik Dönem'e tarihlendirilmiştir. Ayrıca bu alanın batısında yanmış durumda insan iskeletleri de tespit edilmiştir. Hemen yakınında ele geçen kemik kolye, tanrıça figürini ve tanrı idolünün büyük olasılıkla bu gömütlerle bağlantılı olduğu düşünülmektedir. İskeletlerin bulunduğu tabaka MÖ 8. binyılın ikinci yarısına tarihlendirilmiştir. B mağarası girişindeki tabakadan Osmanlı, Bizans, Roma ve Hellenistik dönemlere tarihlenen yerleşme izleri görülmüştür. Üçüncü bir mağara girişi daha tespit edilmiştir ve o da "C mağarası" olarak adlandırılmıştır. A ve C girişlerinin arasındaki düzlük alanda bulunan çukurun içinde çanak çömlek parçaları ve çakmaktaşı yongalar görülmüştür [Korkut 2012:463-464]. En erken döneme ait veriler, A girişinin yaklaşık 4.5 m batısında, mağara duvarını oluşturan kayalığın hemen önünde yer alan Sondaj 1'den elde edilmiştir. Sondaj 1'de çok sayıda kül tabakası tespit edilmiştir. Küllü tabakalardan alınan kömür örneğinin 14C analizi MÖ 9. binyılın 2. çeyreğine (MÖ kal. 8780-8530) işaret etmektedir. Bu tarih, Güneydoğu ve İç Anadolu için Çanak Çömleksiz Dönem'e karşılık gelmektedir. Göller Bölgesi'nde ise bu dönem biraz daha geç başlar. Dolayısıyla Girmeler'den elde edilen verilerin Epipaleolitik Dönem'e ait olması muhtemeldir [Becks-Becks 2013]. Ancak bu konu tartışmalıdır. 2012 yılında gerçekleştirilen çalışmalarda Geç Neolitik ve İlk Kalkolitik dönemlere ait veriler elde edilmiştir [Korkut 2014:109]. 2013 yılı çalışmalarında A Sondajı genişletilmiş ve bir önceki yıl ulaşılan ocakların seviyesine inilmiştir. Bu seviyede çok küçük taşlar ve sönmüş kireçten yapılmış sert bir taban bulunmuştur. Tabanın üç kez yenilendiği tespit edilmiştir. Taban üzerinde bulunan kazık delikleri kulübe tipi bir yapıya işaret etmektedir. Dolgudan ve üst seviyelerden kemik bız parçaları ele geçmiştir. A açmasında, 1x1 m'lik bir alanda yapılan seviye inme çalışmalarında kırmızı toprak tabakasına ulaşılmıştır. Bu toprak tabakası içinde çakmaktaşı alet ve hayvan kemiklerine rastlanmıştır. Bu alandan elde edilen 14C tarihleri iskanın MÖ 8500 yıllarına kadar indiğini göstermektedir. Mağaranın B girişinin doğusunda kalan C Sondajı'nda, yüzeyde karışık malzeme bulunmuştur. Bunun altında ise yoğun çakmaktaşı alet ve hayvan kemiği içeren kırmızı toprak dolgu açığa çıkarılmıştır. Mağaranın A girişinin önünde açılan D açmasında, kesit profilinde görülen beyaz dolguların sönmüş kireçten yapılmış terrazzo taban olduğu anlaşılmıştır. Tabanlarla ilişkili, ahşap ve çamurdan yapılmış bir duvar tespit edilmiştir. Duvarın iç ve dış yüzeyleri kalın kireç sıvayla sıvanmıştır. Bu veriler, bu alanda terrazzo tabanlı bir yapının olduğunu göstermektedir. Yapı, yenilenerek uzun süre kullanılmıştır. Terrazzo tabanlı yapılar Çayönü, Nevali Çori, Aşıklı Höyük, Hacılar, Bademağacı ve Ulucak gibi yerleşmelerden bilinmektedir. Bu binaların ritüel amaçlı kullanıldığı düşünülmektedir. Girmeler'de terazzo tabanların arasında görülen yanık tabakalar, yapının yangınla son bulduğunu düşündürmektedir. Terrazzo tabanlar ve yanık tabakalar kesitin doğusunda da görülmektedir. Bu alanda, mağaranın önüne yan yana inşa edilmiş en az 4 adet terazzo tabanlı bina bulunmaktadır. Bu yapıların ritüel amaçlı kullanıldığı düşünülmektedir. Ele geçen çanak çömlek parçaları, Göller Bölgesi'nin Erken Neolitik Dönem çanak çömlekleriyle benzerlik göstermektedir. Bu nedenle bu yapıların MÖ 7000'lere ait oması olasıdır [Korkut 2015:643]. Yontma Taş: A açmasında ve C Sondajı'nda bulunan tanımlanabilir çakmaktaşı aletler ince uzun dilgiler, yuvarlak kazıyıcılar ve delicilerden oluşmaktadır [Korkut 2015:642]. İnsan Kalıntıları: 2013 yılında C Sondaj'ında gerçekleştirilen çalışmalarda, kayaların hemen dibinde yer alan bir gömüt tespit edilmiştir. Neolitik gömüt hoker pozisyonundadır [Korkut 2015:642].
Kalıntılar:
Yorum ve tarihleme: Höyüğün alt tabakalarında gerçekleştirilen çalışmalar, yaklaşık 2 m'lik dolgunun Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem'e ait yerleşmeye ait olduğunu göstermiştir. 2012 yılında elde edilen MÖ 8000 yılı civarına ait radyokarbon tarihi, Girmeler'in bu tabakalarının Orta Anadolu'da Boncuklu Höyük ve Aşıklı Höyük gibi Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem yerleşmeleriyle çağdaş olduğunu göstermiştir. Yerleşme, Antalya Öküzini mağarasının Çanak Çömleksiz Neolitik'e tarihlenen tabakalarıyla da çağdaştır. Yapılan çalışmalarda hiç mikrolite rastlanmamıştır. Dilgi endüstrisi de Epipaleolitik gelenekli bir Neolitik kültüre işaret etmektedir. Ege Mezolitik'inde yonga endüstrisi hakimdir ve dilgi endüstrisi yoktur. Girmeler bu yönüyle Ege Mezolitik'inden farklılık gösterir. Öküzini mağarasının Epipaleolitik tabakalarından gelen alet endüstrisi de Girmeler'dekine benzememektedir. Girmeler'de açığa çıkarılan mimari kalıntılar, Orta Anadolu'daki Çanak Çömleksiz Neolitik yerleşmelerde olduğu gibi gelişkin bir mimariye işaret etmektedir. Bu nedenle Girmeler'in bu tabakalarını Epipaleolitik / Mezolitik'ten ziyade Çanak Çömleksiz Neolitik'e tarihlemek daha doğru olacaktır [Korkut 2015:644].


Liste'ye