©Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri - TAY Projesi


Myus

Çizimler için tıklayın...

maps

Fotoğraflar için tıklayın...

Myus
Türü:
Kent
Rakım:
m
Bölge:
Ege
İl:
Aydın
İlçe:
Söke
Köy:
Avşar
Araştırma Yöntemi:
Kazı
Dönem:
Klasik Hellenistik Roma

     


Yeri: Aydın İli; Söke İlçesi'nin güneyinde; Avşar Köyü'nün kuzeybatısındadır. Avşar Köyü'nden yarım saatlik yürüyüşle ulaşmak mümkündür [Bean 1976:602]. Antik Dönem'de deniz kıyısında bir yarımada olan Myus, bugün Milet'in 15 km kuzeydoğusunda, Menderes Nehri'nin 100 m güneyinde yer alır. Günümüzdeki adı Avşar Kalesi'dir.
Konumu ve Çevresel Özellikleri: Menderes nehrinin getirdiği alüvyonlar; Myus'un denizle olan bağlantısını kesmiştir [Bean 2001:225-226]. Strabon'un yaşadığı dönemde Myus, denizden otuz stadion (800 m) uzaklıkta bir kentti ve yalnız küçük kayıklarla kente ulaşılıyordu. Kent, üzerinde Myus'un kutsal anıtlarının da bulunduğu, güneyden kuzeye eğimli, küçük bir tepeden oluşmaktadır. Tepenin aşağı yamacında üst üste duran iki tane kayalık teras vardır. Antik Dönem'de bu terasların her birinde birer tapınak bulunduğu bilinmektedir. Ev kalıntıları ve kayaya oyulmuş sarnıçlarıyla asıl kent, tapınak tepesinin kuzeydoğusunda bulunmaktadır [Akurgal 2000:397-398].
Tarihçe: Gerçekte 12 İon Kentinden biri olan Myus efsaneye göre Kodros'un oğlu Kyaretos [Pausanias 7; 2; 10) ya da Kydrelos [Strabon 14; 1; 16] tarafından Karialılar'dan alınmıştır. Strabon'a göre [Strabon 14; 1; 3] Myus; Kserkses tarafından Themistokles'e balık ihtiyacını karşılamak için verilmiştir. Myus MÖ 494'te yapılan Lade Savaşı'nda İonia donanmasına 3 gemi verebilmiştir. Kent; Attika-Delos Deniz Birliği'ne 1 talent vergi ödemiştir. MÖ 390'da Miletos ile toprak anlaşmazlığına düştüğü bilinmektedir. Polybius [Polybius 16; 24; 9]; V. Philippos'un; Myus'u ele geçirdiği zaman Magnesialılar'dan aldığı incirler karşılığında; Myus'u; Magnesia'ya hediye ettiğini bildirmektedir. MÖ 2. yüzyıl başlarında Miletos; Myus'un baş tanrısı Apollon Terbintheos'un kutsal toprakları üzerinde hak iddia etmiştir. Bundan sonra Myus; Miletos'a bağlı bir kent durumuna gelir. Hellenistik Dönem'den itibaren siyasi anlamda bağımsızlığını yitirir. Strabon zamanında her iki kentin sympoliteia kurmuş oldukları ve Myus'a ulaşımın nehir üzerinden küçük kayıklar vasıtasıyla yapıldığı bilinmektedir [Strabon 14; 1; 16]. Bir süre sonra Menderes Nehri'nin bir koyu (bu koyun bugünkü Azap Göl olduğu öne sürülmüştür) lagün halini alarak bir bataklığa dönüşmüş ve burada türeyen sivrisinekler yöre sakinlerinin yerleşmeyi terketmelerine ve Miletos'a göç etmelerine sebep olmuştur [Pausanias 7; 2; 11; Bean 2001:225-226; Bean 1976:602-603; Weber 1967a:31].
Araştırma ve Kazı: 1908'de Wiegand'ın kazı çalışmaları dışında 1964 ve 1966 yıllarında İstanbul'daki Alman Arkeoloji Enstitüsü adına Weber Myus'ta kazı yapmıştır. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanmış tescilli arkeolojik sit alanları listesinde yer almaktadır.
Tabakalanma:
Buluntular:
Kalıntılar: Kentin kalıntıları bir tepenin kuzey yamacında toplanmıştır. Kayaya oyulmuş ev; mezar ve sarnıçlara dair izler tespit edilmiştir. Kentte hiç heykel; yazıt ya da işlenmiş bir taşın bulunmaması kent sakinlerinin Miletos'a taşınmaları ile açıklanmaktadır [Bean 2001:227]. Tapınak/Kutsal Alan: Dionysos Tapınağı: Bizans Dönemi kalesinin aşağısında iki terastan alçakta olanın üzerinde yer alır. 10x6 sütunlu olan tapınak İon düzeninde; 30x17 m ölçülerindedir. Magnesia ve Ephesos'taki Artemis tapınaklarında olouğu gibi ana cephesi batıya bakar. Pronaosu derindir. Ophistodomosu yoktur. Tapınaktan günümüze sadece mermer bir sütun kalabilmiştir. Yapının yaklaşık MÖ 540'a tarihlendiği düşünülmüştür [Weber 1967a:31]. Apollon Tapınağı: Kalenin aşağısındaki teraslardan yukarıda olanın üzerine inşa edilmiştir. Yalnızca temellerinin bir kısmı günümüze kalabilen tapınak yaklaşık 17 m genişliğindedir. Dionysos Tapınağı'na göre daha büyüktür. Dor düzenindedir. Muhtemelen Myus'un baş tanrısı olan Sakız Ağacı Tanrısı Apollon Terbintheus'a adanmıştır [Bean 1976:603; 2001:227].
Yorum ve tarihleme:


Liste'ye