|
©Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri - TAY Projesi
|
|
|
|
|
|
Laodikeia Katakekaumene |
|
|
Çizimler için tıklayın... ![]() |
Fotoğraflar için tıklayın... ![]() |
|
Türü:
|
Kent |
|
Rakım:
|
m |
|
Bölge:
|
İç Anadolu |
|
İl:
|
Konya |
|
İlçe:
|
Sarayönü |
|
Köy:
|
Ladik |
|
Araştırma Yöntemi:
|
Yüzey Araştırması |
|
Dönem:
|
Roma Hellenistik |
|
|
|
![]() |
|
| Yeri: Konya il merkezinin kuzeybatısında; Sarayönü İlçesi'nin 10 km güneybatısında; Konya-Afyonkarahisar karayolunun 40. km'sinde yer alır. |
| Konumu ve Çevresel Özellikleri: Laodikeia Katakekaumene; Sultan Dağları'nın verimli yamaçlarından birinde konumlanır. |
| Tarihçe: Kent; Seleukoslar döneminde I. Seleukos Nikator ya da oğlu I. Antiokhos tarafından MÖ 262-261 yıllarında kurulmuş olmalıdır. Roma Dönemi'nde kent territoriumu; güneyde Sızıma Köyü'nün bulunduğu alandaki imparatorluk arazilerini de içine alarak Ikonion'a kadar uzanmaktaydı. Claudius döneminde imparatorun adını alan kent; Claudiolaodikeion adıyla İmparator Vespasianus (MS 69-79); Titus ve Domitianus dönemlerinde (MS 70-79) sikke basmıştır [Göktürk 1997: 54]. Ayrıca Antoninuslar döneminde bastığı sikkeler de bilinmektedir. Kent MS 297 yılında Pisidia Eyaleti'ne dahil edilmiştir. MS 340 yıllarında Laodikeion adıyla anılmaya başlamıştır. Kent; MS 370 yıllarında Lykaonia Eyaleti'ne dahil edilmiştir. Epiphanios (MS 374-375) döneminde kente "yanık" anlamına gelen Katakekaumene (Combusta) adı verilmiştir. Kentin bu adı; maden kaynaklarının kullanımı için ağaçların kesilmesiyle çoraklaşan görünümünden dolayı aldığı ileri sürülmüştür [Drew-Bear 2001: 248]. Laodikea Katakekaumene kurşun ve civa madeni içeren toprakları ve doğu-batı yolunun önemli bir kavşak noktası oluşu nedeniyle önemli bir statüye sahiptir. Stratejik konumu nedeniyle Hellenistik Dönem'de askeri merkez niteliği taşıyan kent territoriumundaki zengin maden ocakları; Tiberius-Vespasianus ve Domitianus dönemlerine kadar imparatorluk adına yönetilmiş; maden gelirleri doğrudan Roma'ya gönderilmiştir. Bu durum zengin kentin ekonomik seviyesinde düşüşe sebep olmuştur. MS 2. ve 3. yüzyıllara ait yazıtlara az rastlanılması olasılıkla bu düşüşün göstergesidir. Geç İmparatorluk Dönemi'nde uygulama değiştirilince; kent eski önemine tekrar kavuşmaya başlamıştır. Kente Geç İmparatorluk Dönemi'nde "lanciarii" adlı elit bir süvari birliği konuşlandırılmıştır. Ayrıca MS 3. yüzyılda kentte ticaret arabalarına koşulan özel atlar yetiştirildiği ve bu atların Zeus Phatnios kültü tarafından korunduğu bilinmektedir. Yazıtlarda rastlanan şiirsel dil; Laodikeia Katakekaumene halkının gelişmiş kültürünün göstergesidir. Gelişim Erken Hristiyanlık boyunca devam etmiştir. |
| Araştırma ve Kazı: 1995 yılında; H. Bahar başkanlığında yürütülen yüzey araştırmaları sırasında; Ladik Kasabası'nın Tepe Mahallesi'nde yer alan Ladik Höyük incelenmiştir. 1997-2002 yılları arasında; H. Bahar ve T. Drew-Bear tarafından gerçekleştirilen yüzey araştırmalarında antik kente ait epigrafik buluntular tespit edilmiştir. |
| Tabakalanma: |
| Buluntular: |
| Kalıntılar: Ladik Kasabası'nın Tepe Mahallesi'nde; 500x500x50 m boyutlarındaki bir höyüğün yüzeyinde Laodikeia Katakaumene'ye ait Hellenistik ve Roma dönemleri buluntularına rastlanmıştır[Bahar 1997: 364]. Höyük yüzeyindeki buluntular dışında; kente ilişkin diğer kalıntılar yazıtlardan ibarettir. Ladik çarşı meydanında bulunan "Zanaatkarlar Levhası" Roma Dönemi'nde Anadolu için nadir bir örnektir. Kitabede marangoz; taşçı; tuğlacı gibi meslek isimleri geçer. Kent planına dair çok az ipucu vardır. In situ durumundaki iki şeref yazıtının bulunduğu noktanın kentin ana caddesi üzerinde olabileceği düşünülmektedir. Saptanan yazıtlar doğrultusunda MS 240 yıllarından itibaren kentte Hristiyanlığın benimsenmeye başladığı; MS 300'lerde ise yaygınlaştığı anlaşılır. Hristiyan kalmakta direnerek ordudan atılan ve Laodikeia Katakekaumenme piskoposu olan Iulius Eugenius'un mezar yazıtı kentteki kalıntılar arasında saptanmıştır. Piskopos tarafından kentte yaptırılan bir kilisenin Pisidia Antiokheiası Aziz Paulus Kilisesi ile hemen hemen aynı mimari özelliklerde olduğu ve aynı döneme (MS 4. yüzyıl başlarına) tarihlendiği anlaşılmıştır. |
| Yorum ve tarihleme: |