©Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri - TAY Projesi


Demircitepe / Demirköy

Çizimler için tıklayın...

maps

Fotoğraflar için tıklayın...

Demircitepe / Demirköy
Türü:
Höyük
Rakım:
520 m
Bölge:
Güneydoğu Anadolu
İl:
Diyarbakır
İlçe:
Silvan
Köy:
Demirkuyu
Araştırma Yöntemi:
Kazı
Dönem:
Çanak Çömleksiz

     


Yeri: Diyarbakır il merkezinin kuzeydoğusunda; Demirkuyu (Demirköy/Demirciler) Köyü'nde; Demircitepe adlı yükseltinin doğu kesimindedir. Höyüğün adı aynı yayında Demircitepe hem de Demirci Höyüğü olarak verilmektedir. Yakar; burasını Demirci Tepe olarak tanımlamaktadır. Höyüğün adı son yayınında Demirköy Höyüğü olarak geçmektedir.
Konumu ve Çevresel Özellikleri: Dicle Nehri'nin kollarından biri olan Batman Çayı'nın batı yakasında; bu çayın Dicle'ye kavuştuğu yerin yaklaşık 20 km kuzey-kuzeydoğusunda yer almaktadır. Yayvan olan höyük üzerinde; çayın zaman zaman getirdiği büyük seller tarafından; 300 m uzunluğunda ve 7 m derinliğinde bir kesit oluşmuştur. Pamuk ekilen doğal görünümlü bir sırt üzerine kurulu olan yerleşmenin yüzeyinde yürütülen tarım faaliyetleri yüzünden höyüğün genişliği saptanamamıştır.
Tarihçe:
Araştırma ve Kazı: 1989 yılında; Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yapılması planlanan Birecik; Kargamış; Dicle; Batman gibi barajların göl suları altında kalacak alanlardaki tarihi eserlerin anıtların saptanması projesi içinde G. Algaze başkanlığında Batman ile Bismil arasında gerçekleştirilen yüzey araştırmasında ilk defa tespit edilmiştir. 1993 yılında gerçekleşen ayrıntılı ikinci yüzey araştırmasından sonra bulgular dikkatle incelenmiş ve az sayıdaki Ortaçağ çanak çömleği dışında yerleşme yerinin büyük bir çanak çömleksiz Neolitik Çağ yerleşmesi barındırdığı ileri sürülmüştür. Yüzeyde toplanan yontma taş endüstri bulgularına göre; yerleşmenin Hallan Çemi'den daha geç; Çayönü'nün yuvarlak evler tabakasından ise daha önce olduğu sonucu çıkartılmıştır. Höyükteki yerleşmenin boyutlarının ve kültür dolgusunun kalınlığının saptanması; mimari kalıntılar; hayvan kemikleri ve karbonize olmuş bitki kalıntılarının yardımı ile buradaki yerleşiklerin kültürlerini; sosyal ve ekonomik yaşantılarının anlamak amacı ile 1997 yılında M. Rosenberg ve B. Peasnall yönetiminde sondaj mahiyetindeki kazılara başlanmıştır. Kapsamlı kazılar hakkında henüz bir yayın yoktur.
Tabakalanma: Kazı; höyüğün kuzeydoğu kesiminde; kesite dikey 5 m uzunluğunda üç açma ile höyüğün merkezinde 5x5 m boyutlarındaki bir açmada gerçekleşmiştir. İlk yıl hiçbir açmada iki metreden daha fazla derine inilmemiş ve ana toprağa ulaşılmamıştır. Kazıyı yönetenler şimdilik tabakalanma konusunda bir fikir vermemektedir. Kesit temizliğinden de net bir sonuç çıkmamıştır.
Buluntular: Mimari: Kesitte sıvalı çay taşı taban veya kaldırımların varlığına karşıt kerpiç duvarların var olup olmadığı bildirilmemektedir [Algaze et al. 1991:181]. Kesitin daha alt kısmında; içindeki koyu renkli toprağı ile farkedilen çan biçimli çukur vardır. Kazıda kayda değer bir mimari kalıntı yakalanmamıştır. Alt tabakada (?) taş kümeleri görülmüştür. Kazılan alanda taban parçaları; ince kül tabakaları gibi izler mevcuttur [Rosenberg-Peasnall 1998:197]. Çanak Çömlek: Üç adet parçanın sürpriz bir şekilde ortaya çıkışı; yerleşme yerinde bilinçli olarak üretilmiş ve pişirilmiş kaba hamurlu kapların var olduğunu göstermektedir. Bir parçada yer alan delik; tıpkı taş kaselerdeki asılma delikleri benzediğinden; bu kap da taş kaplar gibi kullanılmış olsa gerektir. Kil: Demirköy yerleşikleri kilden insan ve hayvan figürleri yapmışlardır. 1997 yılı kazısında bu pişmiş toprak nesnelerden parçalar bulunmuştur. Yontma Taş: Toplanan yaklaşık 900 adet yontma taş parçası üzerinde yapılan ilk araştırmanın sonucunda; içlerinde ancak %8 oranında bir kısmının obsidiyenden olduğu tespit edilmiştir. Bu endüstride; dilgiler üzerinde ön kazıyıcılar; masif kazıyıcılar; deliciler; uçlar; sırtlı dilgiler; dilgi çekirdekleri; ay biçimli mikrolitler; sırtlı mikro uçlar bulunmaktadır [Algaze et al. 1991:şek.3]. Alet ve artıkların genel toplamında obsidiyen oranının az oluşuna karşın mikrolit aletlerin yarısının bu malzemeden yapılmış olması ilginçtir. Kazıda bulunan geometrik biçimli minik aletler içinde; balık pulu şeklinde olanlar çoğunluktadır. Bununla beraber ay biçimli olanlar da çoktur. Uçlar ve orak-bıçaklar bu alet türünün diğer tiplerini teşkil etmektedir [Rosenberg-Peasnall 1998:198;şek.4;5]. Kabaca üçgen biçimli Nemrik tipi uçlar ve yukarıda anlatılan diğer tiplerle; Hallan Çemi yontma taş endüstrisine benzemektedir. Sürtme Taş: Açkılı balta; keskinleştirme taşı ve havan eli gibi aletler bulunmuştur. Bir keskinleştirme/biley taşının üzerinde "V" şeklinde bezeme vardır [Algaze-Rosenberg 1991:şek. 3/3]. Demirköy'ün bu endüstrisi de tıpkı yontma taş endüstrisi gibi Hallan Çemi'ye benzemektedir. Taş kaselere ait parçalar ele geçmiştir. Siyah-gri taştan oyularak yapılan bu kaselerin dış yüzleri; düz çizgi ve şevronlar gibi çizi bezeme ile süslenmiştir. Bazı kaseler kırıldıktan sonra parçaları düzeltilip nazarlık veya başka küçük nesneler için yeniden kullanılmıştır [Rosenberg-Peasnall 1998:şek.3.1]. Olasılıkla Batman Çayı'nın tabanından alınan yassı bir çaytaşı; alt ve üst kısmı çentiklenerek ve ip sarılarak; ağ ağırlığı olarak kullanılmıştır [Rosenberg-Peasnall 1998:şek.3.3]. Kemik/Boynuz: Yaklaşık 10 cm uzunluğunda boynuzdan bir orak; mikrolit aletlerin ne amaçla üretilmiş olduğunu göstermektedir [Algaze-Rosenberg 1991:şek. 3/2]. Hayvan Kalıntıları: Toplanan hayvan kemiklerinin analizleri sonucunda geyik; yabani domuz ve koyunun varlığı saptanmışsa da evcilleştirmenin var olup olmadığı anlaşılamamıştır. Bir köpeğe ait mezarın var oluşu ilginçtir. İnsan Kalıntıları: Demirköy'de ölülerin yerleşme içine gömüldüğü; 1997 kazısında ortaya çıkarılan iki mezardan dolayı ileri sürülmektedir. Bunlardan biri yetişkine diğeri ise bir çocuğa aittir. Her ikiside sıkıca büzülmüştür. Yetişkin; höyük merkezinde olup; tahribat kesitine çok yakın açılan açmada ortaya çıkmıştır. Gömülerin yanında mezar armağanları bulunamamıştır. Diğer: Bitumen'den yapılmış nesneler ele geçmiştir. Bunlar minik halka parçalarıdır. Batman yöresinin günümüzde petrol üretim tesislerine sahip olduğu akla getirilirse bitumenin bu yörede bulunması olağandır.
Kalıntılar:
Yorum ve tarihleme: Gerek yüzey buluntuları; gerek kazı bulguları; Demirköy Neolitik Çağ kültürünün; Hallan Çemi'den sonra; Çayönü'nün yuvarlak evleri evresinden önce olduğunu şimdilik göstermektedir. Kronolyojik açıdan Demirköy'ün Hallan Çemi'yi takip ettiği ve Hallan Çemi'nin terk edilmesinden sonra buraya yerleşildiği önerilmektedir. Gelecekte yapılacak kazılar tarihleme ve diğer bilinmeyenlere açıklık getirecektir.


Liste'ye